4 Mayıs 2014 Pazar

Minik Yuvam English Home

Sen ne güzel bir yersin English home...
Şipşirin ev tekstil ürünleri ve dekorasyon malzemeleriyle her uğradığımda beni benden alan yer. Kalitesi ve beğenilen ürünleriyle her dışarıya çıktığımda beni çeken bir dokusu var English Home'un. Her fırsatta gidip, yeni modellere bakmak istediğim yer, tabi ki giyim mağazalarından sonra :)
Yatak örtülerinden nevresim takımlarına, mutfak malzemelerinden dekorasyon ürünlerine kadar birçok kategoride hizmet sunan English Home renkleriyle de ilgi odağım haline geldi. Ancak beni benden alan o mini el havluları var ki; gördüğümde her birini alıp evime getirmek istiyorum!!!
Bir de o havluları tamamlayıcı ürünlerle bir araya getirip mini mini sepetler oluşturmuşlar ve böylece daha ilgi çekici hale getirmişler.
English Home'un İzmit de bulunan şubesine sık sık uğruyorum ve satıştaki ürünleri bir tarafa bırakalım, mağazanın biçimi de ayrı bir hayranlık sebebi. İçeriden uzun beyaz merdivenleri ve merdivenlerin kenarındaki rengarenk çiçekler... Her bir ayrıntısıyla 'işte ev dediğin böyle olmalı!' dedirten bir dokusu var.
Dekorasyon ürünlerine gelecek olursak hepsi ayrı bir minnoş, hepsi ayrı ayrı sevimli :)
Şimdi, en son gittiğimde çektiğim fotoğrafları paylaşıyorum sizinle...





19 Mart 2014 Çarşamba

Benim Minik Kurtarıcım; The Balm Time Balm Concealer

Göz altlarımla ilgili ciddi sorunlar yaşıyorum ben. Bir ciltte olabilecek her türlü problem benim göz altlarıma yerleşmiş. Bir taraftan kuruluk diğer taraftan morluk ve şiş bir görünüm... Haliyle kapatmak konusunda zorlanıyorum. Daha önce The Balm markasını çok duymuş olmama rağmen hiç bir ürününü denememiştim. 8 Mart da kadınlar günü nedeniyle bir çok kozmetik ürün indirime girince arkadaşımla soluğu kozmetik ürünleri satan bir yerde aldık. Bu zamana kadar birçok kapatıcı denedim ama hiç birinden bu kadar memnun kalmamıştım. Mükemmel bir kapatma sağlamakla birlikte göz altındaki şişliklerin görünümünü de azaltıyor. Ayrıca aydınlık bir görünüm sağlıyor ve gözleri ön plana çıkarıyor. 
İlk günler biraz abartıp savaş boyası gibi sürsem de artık yeterli miktarda uygulamayı öğrenmiş bulunuyorum :) Minicik dokunuşlarla iş tamam. 
Benim gibi bu konuda ciddi sorunlar yaşayan ve bunu dert edenlere tavsiye ederim. 
The balm ile el ele, aydınlık günlere :)










17 Mart 2014 Pazartesi

Yaşasın Vintage Çılgınlığı

Son günlerde en çok duyduğumuz terimlerden bir tanesi de hiç şüphesiz vintage oluyor. Gerek sanal ortamdaki dekorasyon sayfalarında gerekse mobilya ve dekorasyon mağazalarında en çok ilgiyi gören akım haline geldi . Ben de çılgınlar gibi hayranlık duyuyorum bu akıma :) 
Biraz kelime anlamına değinecek olursak kısaca eski moda diyebiliriz aslında. Yani tasarlandığı dönemin izlerini taşıyan nostaljik ve bir o kadar da ilgi çeken tasarımlar.
Ben bir türlü geçmişten kopamayan, eski olan her şeye hayranlık duyan nostaljı delisi bir insan olarak çok çabuk özümsedim bu vintage denen güzelliği. O güzelim aynalar, oymalı eskitme mobilyalar, vintage ruhunu yansıtan duvar kağıtları... Hepsi bir araya geldiğinde tadından yenmiyor haliyle :)
Düşünsenize evinizin çatı katında küçük bir odanız var. Bir köşede eskitme tarzda bir kitaplık ve sevdiğiniz kitaplar. Beyaz bir çalışma masası ve masayla uyumlu bir sandalye. Neden beyaz? Bende bilmiyorum ama vintage denince aklıma hep beyaz mobilyalar ve toz bembe koltuklar geliyor. Ya da beyaz koltuk ve toz bembeli turkuazlı köşe yastıkları... Koltuk ve mobilyalarla uyumlu bir perde ve doğaya açılan bir pencere. Hadi dışarıda da hafiften yağmur yağsın, biraz da toprak kokusu... Bir fincan kahve, yağmur sesi ve nostaljik şarkılar...
Ve son olarak kahvenin yanına minik çikolatalı kurabiyeleri, renkli lokumları ve şekerlemeleri de eklemeden geçemeyeceğim :) 
Hayal kurmanıza yardım edebilmek için güzel güzel resimler paylaşıyorum sizler için. Kurabiye ve şekerleme resmi değil tabiki de :) Vintage, vintage, vintage...








































































































Kaynaklar

16 Mart 2014 Pazar

Kokoş Kızın Makyaj Masası :)

Birçoğumuz için makyaj denince akan sular durur öyle değil mi? Hatta duyduğuma göre makyaj yapmadan bakkala bile gitmeyenler varmış ki kesinlikle o kişi ben değilim, sadece duydum :) Ancak makyaj sayesinde kendimize olan güvenimizin geldiği de inkar edilemez bir gerçek. Mesela makyaj yapmadığı zamanlar hasta gibi görünen, 'sürekli aaa hasta mısın canım?' gibi sorulara maruz kalan bayanlar bile var ve yine o kişinin ben olmadığımı belirtmek isterim :)
Madem ki makyaj bizim hayatımızda bu kadar önemli bir yere sahip, öyleyse makyaj uygulaması yaptığımız özel bir alana sahip olmalıyız diye düşünüyorum. Benim süsüne püsüne düşkün yeğenim de bu düşünceden yola çıkarak kendisine çok şık bir makyaj masası almış, led ışıklarla da süslemiş cıvıl cıvıl bir makyaj alanı oluşturmuş kendisine. İçerisine de küçük kutular yerleştirerek bölmeler elde etmiş ve çekmeceyi daha kullanışlı bir hale getirmiş. Her zaman şöyle düşünürüm; giyim kuşam ve dekorasyon için çok paraya gerek yok, biraz kreatif çözümler üreterek kullanışlı alanlar elde edilerek hem yerden hem maddiyattan tasarruf sağlanır, hemde göze hitap edilebilir.
İşte bizim kokoş kızın masası :)







Ev Tekstili

Ev tekstili ve dekorasyon denince kendini kaybeden bir ben değilimdir herhalde :) Dolayısıyla internet ortamında ve dışarıda dolaştığım zamanlarda vaktimin çoğunu ev tekstil ürünleriyle ilgili yerlerde geçirmeye başladım.
En çok dikkatimi çeken ürünlerden biri ise son günlerde pek çok çeşidine rastladığım minik el havlularıydı. Eskiden annelerimizin çeyizinde baş köşeyi süsleyen kenarları dantel oyalı el havlularıyla benzerlik gösterse de ben bu yeni el havlularını daha çok beğendim. Annem dahil birçok anne bu fikirden hoşlanmayacak biliyorum ama sanırım artık çeyizleri bu minik, şeker şeyler süsleyecek :)
Kullanım açısından değerlendirecek olursak, küçük tasarlanmış olmaları nedeniyle kişiye özel kullanım imkanı sunuyor. Bu ürünleri tasarlayan kişiler tabi ki işin dekorasyon bölümünü de düşünmüşler ve küçük el havlularının banyolarda ki tamamlayıcısı olan küçük sevimli sepetleri de tasarlamışlar. Birçoğu set haline getirilmiş şekilde sergilenerek gelen müşterilerin oldukça dikkatini çekiyor. Birkaç resim çekmiştim,sizlerle de paylaşıyorum.
Bu cici havluları incelemek isteyenler için;http://www.englishhome.com.tr/AltKategori/3/54_el-havlulari/index.html


15 Mart 2014 Cumartesi

Hoşgeldim

Hoşgeldim
Hoşgeldiniz...
İlkler hep zordur. Başlangıçtır. Yapı taşıdır. Haliyle İlk blogum olduğu için ne yazsam diye çok düşündüm. Sonra da kararsızlığımla bir kez daha yüzleştim. Burcumu bilmesem ikizler burcu olduğumu düşünecektim. Şimdi burç ne alaka demeyin lütfen! Bu blogda burçtan modaya, güncel olaylardan ev tasarımına, günlükten yemek tarifine kadar her şey olabilir. Çünkü eğitim hayatımdan bu yana hep bir daldan dala tutumu sergilediğim için; hiç bir alanda tam anlamıyla uzman olamayan, her alanda az çok bilgi sahibi olan bir insanım.
Yazarken bir taraftan düşündüm de ilk bloğa bu kadar da anlam yüklemeye gerek olmadığına karar verdim.
Kendimi tanıtma fikrine ise hiç sıcak bakmıyorum. Tanışıp da büyüyü bozmayalım :)