İnstagramdan Alışveriş Yapmak
Önceleri sadece müşteri tarafında olan ben, şimdi artık sadece müşteri değilim. Çünkü bir bu eksikti :)
Aslına bakarsanız uzun yıllardan bu yana sanal alışveriş yöntemlerini kullanan biriyim. Önceleri sadece bilindik siteler kullanırken son zamanlarda instagramdan alışveriş yapmak da benim için keyifli olmaya başladı. Oturduğum yerden alışveriş yapmak, bir şeylerin kapıma kadar gelmesi ve ödemeyi dahi kapımda yapabiliyor olmak oldukça keyifli. Ama harcamalarını kontrol edemeyen biri olduğum için bu durum bir o kadar da tehlikeli olmaya başlamıştı.
Son zamanlarda ise tesadüfen insanların instagramdan ikinci el ürünler alıp-sattığına şahit oldum. Her zaman yakınlarımda bir yerlerde olan o şeytan beni yine dürttü. "Hülücüm sen neden bu işi yapmıyorsun?" Evet yahu ben neden yapmıyorum? Yığınla kullanmadığım eşyam boşuna yer kaplarken ben neden bu işle uğraşmıyorum dedim. Ancak bu işler öyle kolay değilmiş bunu öğrendim.
İnstagramdan ikinci el satış yapmakla ilgili yasal olarak henüz bir düzenleme ya da uyarı olmadığı halde ( bildiğim kadarıyla yok, olabilir de) birçok kimse bu durumun ilerde sorun yaratacağından bahsediyor. Vergi açısından bakıldığında mantıklı olabilir ancak ikinci el satış yapan kimselerin vergi ödeyecek kadar gelir sağladığını sanmıyorum.
Çoğu öğrenci olan ve ufak tefek gelirler elde edenlerin bu uygulamadan zarar görmemesini dilerim. ( Allahım lütfen bizi hapse atmasınlar. Amin )
İlk denememe değinecek olursam; kendime bir instagram hesabı açtım ve kullanmadığım eşyalarımı bu sayfaya ekledim. Buradan biri eklediğim ürünlerden birini satın almak istediğini söyledi. Kapıda ödeme yapmak istediğini de belirtti. İlk siparişini almış olmanın heyecanıyla ptt nin yolunu tuttum. Gönderi aşamasına geldiğimde görevli arkadaş benden bir fatura istedi. Çünkü ptt kapıda ödeme sistemini kullandığınız takdirde sattığınız ürünün faturası olması gerekiyormuş. Benzer şekilde maliyeden, vergiden muaf olduğunuzu gösteren bir belgeyle de bu işi yapabilirsiniz dediler. Tabi ki bunu da düşündüm. Eğer alınacak bir belge varsa ben kesinlikle onu da almalı, bu işe de bulaşmalıyım. Daldan dala atlayan biri olmanın en zevkli yanı da bu olsa gerek. Her gün yeni şeyler öğrenmek...
Şimdilik o belgeye sahip olmamakla birlikte instagramdan alışveriş yaparken farklı yöntemle kullanıyorum. Orada tanıştığım çok tatlı insanlar var. Her biri son derece yardım sever ve bir o kadar da cana yakın. Bu sayede bende yavaş yavaş incelikleri öğreniyorum. Anlatılanlara göre instagramdan alışveriş yapanlar arasında sorun yaşayanlar hatta dolandırılanlar dahi olmuş. Ben şimdilik böyle bir sorun yaşamadım ve umarım yaşamam. Hiç kimse de yaşamasın isterim. Çünkü herkes bir şeyler için iyi ya da kötü emek veriyor, çaba harcıyor.
Özetle instagramdan alışveriş olayının tam da ortasındayım artık. Blogumla aynı ismi taşıyan hulunundunyası ' na hepinizi beklerim :)
Her şey indirimli, kapıda ödemem yok, kargo size ait :)
11 Ocak 2015 Pazar
Essence Kaş Farı
Merhaba sevgili blogerlar
Bugun yine tembelliğimin zirve yaptığı anlardayım. Sanki dersi bütünlemeye kalmış olan o insan ben değilim. Son senesine gelmiş olup, hala alttan dersleri olan ve bu dersleri veremezse dönemi uzayacak olan da ben değilmişim gibi davranıyorum. Çünkü sorumsuz olmak bunu gerektirir. Halbuki içimden ne planlar yapıyorum, ne sosyal projeler üstleniyorum bir bilseniz...
Neyse ki blog yazmak için yerimden kıpırdamam gerekmiyor çok şükür.
Öyleyse asıl konumuza gelelim. Bugün de yine kendi eksiklerimi yüzüme vurarak sizlere ışık tutmayı planlıyorum. Bir insanın hep mi eksikleri olur? Hiç mi bir yerleri istediği gibi olmaz? Olmayınca olmuyormuş demek ki. Her bir yeri dört dörtlük olan cicişlere de burdan selam olsun öyleyse...
Evet! Bugünkü eksik noktama gelecek olursak; kaşlarım... Olmayan kaşlarımdan çok çekiyorum ben. Bir türlü şekle girmeyen, açık renkli ve zaman zaman dökülerek tek sıra ilerleyen sevimsiz kaşlarım. Yine de kendilerinden bu kadar olumsuz şekilde bahsetmek istemiyorum. Uzun yıllardan bu yana kaşlarım için çözüm ararken aldığım bir duyuma göre kaşlar da küsebiliyormuş. Şaka gibi ama gerçek! Benim gibi alıngan, tripli bir insanın kaşları da muhtemelen bana benziyordur. Görünüşe göre benimkiler sadece bana değil hayata bile küsmüşler :)
Ama benim hala umudum var. Denediğim kaş bakım yöntemleri mutlaka bir gün sonuç verecek. Daha sonraki yazılarımda kaş bakımı yöntemlerimden de bahsedeceğim elbette. Şimdilik geçici olarak bulduğum çözüm ise essence kaş farı oldu.
Neredeyse 1 yıla yakın bir süredir kullandığım kaş farı oldukça doğal görünüyor ve kolay uygulanıyor. Yine de gönül istiyor ki kendiliğinden güzel kaşlarım olsun. Zaten yüzümdeki her bir sorunla ayrı uğraşıyorum, bari kaşlarım ilgi istemesin. Ama istiyor, kaşlarım da ilgi istiyor.
Essence kaş farı ile ilgili söyleyeceğim en önemli şey ise açık-koyu iki renkten oluşarak kontrast yaratmaya imkan sağlaması. Üstelik kitin içerisinde bir de kaşınızı muntazam şekilde boyamanız için şablonlar da bulunuyor. Aslına bakarsanız ben o şablonları hiç kullanmadım. Çünkü kaş farı ile sadece kaşlarımdaki boşlukları dolduruyorum. Pudra gibi olan ve kendi içerisindeki fırçasıyla uygulanan bu ürün şimdilik favori listemde yer alıyor. Bu zamana kadar kurşun kalemle bile kaş boyadım, çünkü çaresizlik böyle bir şey :) En etkili kaş boyama yöntemim olarak essence kaş farı kullanmayı seçtim. Boyama deyince yanlış anlaşılmasın. Pudra olduğundan dolayı kalıcı bir ürün değil. Makyaj temizleyici bir ürünle temizleyebilirsiniz. Zamanla kendiliğinden uçabilen bir ürün olsa da ben dışarıda kaldığım sürece hiç tazeleme ihtiyacı duymadım. Akşam eve gelip aynaya baktığımda hala kaşıma gözüme maşallah diyebiliyorum :)
Sosyal bir mesaja bağlayacak olursak; bu eksiklerin her biri o kadar önemsiz ve basit ki. Allah herhangi bir uzvunu kaybetmiş tüm canlıların yardımcısı olsun...
Bugun yine tembelliğimin zirve yaptığı anlardayım. Sanki dersi bütünlemeye kalmış olan o insan ben değilim. Son senesine gelmiş olup, hala alttan dersleri olan ve bu dersleri veremezse dönemi uzayacak olan da ben değilmişim gibi davranıyorum. Çünkü sorumsuz olmak bunu gerektirir. Halbuki içimden ne planlar yapıyorum, ne sosyal projeler üstleniyorum bir bilseniz...
Neyse ki blog yazmak için yerimden kıpırdamam gerekmiyor çok şükür.
Öyleyse asıl konumuza gelelim. Bugün de yine kendi eksiklerimi yüzüme vurarak sizlere ışık tutmayı planlıyorum. Bir insanın hep mi eksikleri olur? Hiç mi bir yerleri istediği gibi olmaz? Olmayınca olmuyormuş demek ki. Her bir yeri dört dörtlük olan cicişlere de burdan selam olsun öyleyse...
Evet! Bugünkü eksik noktama gelecek olursak; kaşlarım... Olmayan kaşlarımdan çok çekiyorum ben. Bir türlü şekle girmeyen, açık renkli ve zaman zaman dökülerek tek sıra ilerleyen sevimsiz kaşlarım. Yine de kendilerinden bu kadar olumsuz şekilde bahsetmek istemiyorum. Uzun yıllardan bu yana kaşlarım için çözüm ararken aldığım bir duyuma göre kaşlar da küsebiliyormuş. Şaka gibi ama gerçek! Benim gibi alıngan, tripli bir insanın kaşları da muhtemelen bana benziyordur. Görünüşe göre benimkiler sadece bana değil hayata bile küsmüşler :)
Ama benim hala umudum var. Denediğim kaş bakım yöntemleri mutlaka bir gün sonuç verecek. Daha sonraki yazılarımda kaş bakımı yöntemlerimden de bahsedeceğim elbette. Şimdilik geçici olarak bulduğum çözüm ise essence kaş farı oldu.
Neredeyse 1 yıla yakın bir süredir kullandığım kaş farı oldukça doğal görünüyor ve kolay uygulanıyor. Yine de gönül istiyor ki kendiliğinden güzel kaşlarım olsun. Zaten yüzümdeki her bir sorunla ayrı uğraşıyorum, bari kaşlarım ilgi istemesin. Ama istiyor, kaşlarım da ilgi istiyor.
Essence kaş farı ile ilgili söyleyeceğim en önemli şey ise açık-koyu iki renkten oluşarak kontrast yaratmaya imkan sağlaması. Üstelik kitin içerisinde bir de kaşınızı muntazam şekilde boyamanız için şablonlar da bulunuyor. Aslına bakarsanız ben o şablonları hiç kullanmadım. Çünkü kaş farı ile sadece kaşlarımdaki boşlukları dolduruyorum. Pudra gibi olan ve kendi içerisindeki fırçasıyla uygulanan bu ürün şimdilik favori listemde yer alıyor. Bu zamana kadar kurşun kalemle bile kaş boyadım, çünkü çaresizlik böyle bir şey :) En etkili kaş boyama yöntemim olarak essence kaş farı kullanmayı seçtim. Boyama deyince yanlış anlaşılmasın. Pudra olduğundan dolayı kalıcı bir ürün değil. Makyaj temizleyici bir ürünle temizleyebilirsiniz. Zamanla kendiliğinden uçabilen bir ürün olsa da ben dışarıda kaldığım sürece hiç tazeleme ihtiyacı duymadım. Akşam eve gelip aynaya baktığımda hala kaşıma gözüme maşallah diyebiliyorum :)
Sosyal bir mesaja bağlayacak olursak; bu eksiklerin her biri o kadar önemsiz ve basit ki. Allah herhangi bir uzvunu kaybetmiş tüm canlıların yardımcısı olsun...
6 Ocak 2015 Salı
Loreal Paris Makyaj Temizleme Suyu
Makyaj yapmak kadar temizlemek de önemlidir. Ancak temizleme işlemi, makyaj yapmak kadar zevkli olmayabiliyor. En azından benim için öyleydi. Hatta kimi zaman gözlerimdeki rimel ve eye liner kalıntılarını temizlemeye çalışmak işkenceye dönüşebiliyordu. Ta ki loreal paris makyaj temizleme suyu ile tanışana kadar.
Üç etkili loreal makyaj temizleyici ile gözlerinizi ve yüzünüzü kolayca temizleyebiliyorsunuz. Bu ürün hassas ciltlere uygun olarak üretilmiş. Benim gibi her şeye alerjisi olan, hassas bir cilt tipine sahipseniz loreal makyaj temizleyici ile tanışma zamanınız gelmiş demektir.
Pek çok bayanın vazgeçemediği bir tutku haline gelen makyaj, kozmetik markalarına olan ilgiyi de arttırıyor. Küçücük bir kız çocuğuyken annelerimizin ya da ablalarımızın rujlarıyla idare ederken zamanla kendimize ait makyaj çantalarımız olmaya başlıyor. Aynalarımızın önü makyaj malzemeleriyle doluyor. Herkesin hayran olduğu, tüm ürünlerini gözü kapalı denediği markalar vardır. Benim için de Loreal Paris bu markalardan biri. Son zamanlarda The Balm ürünlerine de yoğun ilgi gösterdiğim doğrudur ama bu bendeki Loreal aşkına engel değil :)
Genellikle yeni çıkan ürünlerini denemeye çalıştığım Lorealin göz makyaj temizleyicisi de oldukça etkili. Sadece gözlere yönelik olarak formüle edilen bu ürün göz makyajını kolayca temizliyor. İlk olarak sadece göz makyaj temizleyicisini denemiştim ama uzun zamandır yüz ve gözler için olan ürününü tercih ediyorum. Çok yoğun makyaj yapan biri olmadığım için bu su beni uzun süre idare ediyor. Çünkü bir seferde tüm yüzümü temizleyip işimi bitirmek benim için büyük bir avantaj.
Makyaj temizleyici ürünlerde üstün kalite olarak nitelendirilen çift bazlı olma durumu ise benim pek hoşuma gitmiyor. Yağlı formülasyon pek bana göre değil. Yine de diadermin çift bazlı göz makyaj temizleyicisi denemeyi düşündüğüm bir ürün. Yarısını kullandığım temizleyicim bittiğinde bir de onu deneyeceğim. Ve tabi ki fikrimi sizinle de paylaşacağım.
İşte benim makyaj temizleyici ürünüm!
Son Zamanların Gözdesi - The Balm Bahama Mama Bronzer
Yaşasın yeni yıl indirimleri!
Gratisin instagram hesabını takip ederken the balm markasında indirim olduğunu gördüm ve ertesi gün kendimi orada buldum. Eften püften değil de ciddi ciddi indirimler uygulayan markalara bayılırım.
Uzun süredir indirime girmesini beklediğim bahama mama bronzer artık ellerimde. Son bir kaç yıldır The Balm markasının pek çok ürününü beğenerek kullanmaktayım. Gerek uygun fiyatları gerekse ilginç dış görünümleriyle hayranlığımı kazanan ürünlerin her biri oldukça işe yarıyor. Uygun fiyatlar derken indirimli hallerinden bahsediyorum. İndirimsiz halleri birazcık daha pahalı diyebilirim. En azından benim açımdan öyle.
Öncelikle bir arkadaşımda gördüğüm bu ürünü allık şeklinde uygulamıştım ve yine allık olarak uygulamaya devam ediyorum. Anlamsız yüz ifademi bile anlamlı hale getiren Bahama Mama, The Balm' ın benim için bir lütfu :) Makyaj yapmayı seven ama dozunu ayarlayamayan, kimi zaman da neyi nasıl uygulayacağını bilemeyen tipik bir insan olmam yüzünden sık olarak makyaj uygulama şekillerim değişir. Bazı zamanlar her sabah kalkıp düzenli olarak fondötenden başlayıp son dokunuşa kadar tüm adımları uygularım. Bazen de hiç bir şey sürmeden insanlığa ibret olmak için doğal halimle sokağa çıkarım.
Son zamanlarda ise en az kozmetik ürünü kullanarak sade ama hoş bir makyaj stili aramaya başladım. Bu aşamada Bahama Mama çok işime yarıyor. Allık şeklinde uyguladığım bu pudra olmayan elmacık kemiklerimi ciddi anlamda varmış gibi gösteriyor. Üstelik uzun süre kalıcı ve tazeleme ihtiyacı duymuyorum.
Bir de tasarımı çok şık ve kullanışlı. Aynı dış görüntüye sahip bir kutu içerisinde sunuluyor. İçerisinde ise katlanır bir aynaya sahip. Böylece pratik bir şekilde saklayabilir, dilediğiniz an çantanızdan çıkarıp kolayca uygulayabilirsiniz.
Sizde benim elmacık kemiği açısından fakirseniz bir de bu ürünü denemenizi öneririm. Ürünün kapağındaki masum bayan da benimle aynı fikirde :)
2015 Yılının İlk Yazısı İle Merhaba
Öncelikle herkesin yeni yılını kutlarım. 2015 yılı her birinize sağlık, mutluluk, huzur ve bol para getirsin :)
Uzun zamandır bloğuma vakit ayıramadım. Bunun için tabi ki çok üzgünüm. Oysaki bu bloğu açarken çok heyecanlı ve bir o kadar da azimliydim ama hayatta her şey istediğimiz gibi ilerlemiyor sevgili arkadaşlar...
Neyse ki şimdi buradayım ve önümüzdeki günlerde bloğuma uzun uzun vakit ayırabilecek, yeni sahip olduğum ürünlerle ilgili yorumlarımı dile getirebileceğim. Bu arada yazmayı özlediğimi farkettim :) Buraya yazmadığım süre içerisinde farklı işlerle uğraştım, yazılar da yazdım ama hiçbiri burası kadar mutlu etmiyor beni. İnsanın kendi sayfasında kendisini dilediği gibi ifade edebilmesi ne hoş...
Karlı ve bir o kadar da soğuk bir ocak akşamından hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Ulusa seslenişime burada son veriyorum :)))
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
.jpeg)
.jpeg)